|
REHBERLİK
İDEAL ÖĞRETMENİN NİTELİKLERİ
1. Her şeyden önce öğretmen mesleğini sevmeli ve kendi sahasında söz sahibi olmalıdır.
2. İlk intiba çok önemlidir. Ders yılına nasıl başlanırsa öyle devam edilir, bu yüzden sınıf içerisindeki hal ve davranışlarımızı çok iyi ayarlamamız gerekir.
3. Öğrencilerin "Bu dersi neden görüyoruz? ", "Bize ne faydası var? " sorularına cevap verilmeli ve konular günlük hayattan örnekler verilerek somutlaştırılmalıdır.
4. Dersi anlatırken kısa ve öz konuşmalı, öğrencilerin anlamadığı yerleri farklı kelimeler kullanarak sabırla tekrar etmeli
5. Öğrencilerin sıkıldıklarını veya dikkatlerinin dağıldığını gözlerinden anlayabilmeli, böyle anlarda fıkralar veya kısa anekdotlarla derse ara vererek dersin ağır havasını dağıtmalıdır.
6. Ders boyunca bütün öğrencilerin mümkünse derse aktif olarak katılımlarını sağlamalı. Bunun için konuyla ilgili düşündürücü sorular hazırlanmalıdır.
7. Öğrenciler sorulan bir soruya yanlış cevap verdiğinde kesinlikle sınıf içerisinde onu küçük düşürecek tavırlar sergilememelidir.
8. Öğretmen sınıfta her öğrenciye eşit davranmalıdır. (Herkesi eşit sevin demiyorum,mutlaka diğerlerinden daha çok sevdiğiniz öğrenciler olacaktır fakat bunu belli etmeyin. )
9. Öğrencilerin 6. hissi olduğunu asla unutmayın. Sizin yorgun tedirgin, veya sinirli olduğunuz hemen anlarlar.
10. Öğrencilerinizden ne istediğinizi açıkça ifade edin, sınıf kuralları belirleyin ve bunlara uymalarını sağlayın.
11. Öğrencilerinizle iletişim kurabilmek için isimlerini bilmeniz şarttır. İlkönce isimlerini öğrenin ve onlara isimleriyle hitap edin.
12. Her öğrenci için bir dosya tutun. Bu dosyada telefonu, aile bilgileri, sevdiği şeyler, zayıf ve güçlü olduğu yönler, dersteki tutumu ve başarısı bulunsun.
13. Ailelerle görüşmekten çekinmeyin. Zaman buldukça onları arayın. Hiç okula gelmeyen ve sizlerle görüşmeyen velilerin ilgisiz olduklarını düşünmeyin ve onlarla irtibata geçin.
14. Öğrencilerinizle "öğretmen tonu" diyebileceğimiz o otoriter ses tonuyla konuşmayın. Ses tonunuz onlara değer verdiğinizi göstersin, onlara yukardan baktığınızı değil.
15. Sınıftaki sessiz öğrenciyi görmemezlikten gelmeyin,onlara görevler verin ve derse katılmalarını sağlayın, vakit buldukça onlarla konuşun.
16. Sınıfınızda bir takım ruhu oluşturmaya çalışın.
17. Ders anlatırken öğrencilerinizin gözlerinin içine bakın ve anlayışlı, sabırlı olun.
Ahmet Erdoğan
BAŞARIYA DOĞRU
Başarının önündeki en büyük engel, yılgınlık ve kararsızlıktır.
Azimli ve kararlı olmak, başarının temel şartıdır.
Başarısızlıktan ders almayı bilenler, başarıya, her başarısızlıkla biraz daha yaklaşmış olurlar.
Gençler! Mutluluk ve başarıyı, hayat size vermez. Gayret ve çabanızla o mutluluk ve başarıyı, hayattan sizin almanız gerekir.
Başarısızlıklar, insanın moralini bozmamalı, ümidini kırmamalı. Bilakis, yeniden başlamak, tekrar çalışmak ve hatalarını düzeltmek için taze bir zevk ve gayret vermeli,
İnsan bedenen yaşlansa bile, imanıyla, ümitleriyle,şevk ve gayretleriyle genç ve dinç kalmaya devam edebilir.
Başarılı olmak için mutlaka üstün zekalı, dahi yaratılışlı olmak gerekmemektedir. Ama zamanı iyi kullanmasını bilmek, boş vakitleri iyi değerlendirmek vazgeçilmez şarttır.
Hiçbir zafere, çiçekli yollardan gidilmez. Başarıya giden yolda, ter vardır, sıkıntı vardır,yorgunluk vardır,yüksek bir irade vardır.
Çalışmak bizi üç beladan kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar ve yoksulluk.
Hayatta sertlikle elde edilen hiçbir başarı, kalıcı olmamıştır. Ancak sevgi ve yumuşaklıkla sağlanan başarılar, devam edebilmiştir.
Başarısızlıklar güçlüleri yıldırmaz; başarı azmine daha da güç katar.
Başarı için ısrarla çalışmak, sabırla beklemek gerekir. Ani gelen tesadüfi başarılar, sürekli ve kalıcı olmaz.
Yönetimde başarılı olmak istiyorsan, halkın işlerini hayırlı insanlara gördür. İş başına idareci olarak başarılı ve becerikli kişileri getir.
Doğru olan şeyi gördüğü halde yapmamak cesaretsizliktir.
Ahmet Erdoğan
700 YILLIK ALTIN ÖĞÜD
ŞEYH EDEBALİNİN OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU ve DAMADI OSMAN GAZİYE VASİYETİ
Ey oğul, artık Beysin!
Bundan sonra öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoş görmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana...
Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın.
Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kula bağlı.
Allah yardımcın olsun...
Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın!
Ama; bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin.
Öfken ne nefsin bir olup aklını yener.
Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın!
Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi değildir. Bütün bilinmeyenler feth edilmeyenler, görünmeyenler, ancak sen faziletli ve ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır.
Ey oğul! Ananı, atanı say !
Bereket büyüklerle beraberdir.
İnancını kaybedersen, yeşilken çöllere dönersin.
Açık sözlü ol ! Her sözü üstüne alma!
Gördüğünü görme ! Bildiğini bilme
Sevildiğin yere sık gidip gelme !
Ey oğul ! Üç kişiye acı:
Cahil arasındaki alime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene.
Ey oğul ! unutma ki,yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklıysan mücadeleden korkma.
Ahmet Erdoğan
GELİŞEN ÇOCUĞUN NİTELİKLERİ
1. VE 2. SINIFLARDAKİ ÇOCUKLAR
Doğal olarak hareketlidir, kolaylıkla coşar
Elleriyle çalışmayı sever.
Öğrenmeyi sever.
Her an ön planda olmak ister.
İlgi yönü sınırlıdır, çok çabuk yorulur,bıkar.
Yaptığı işten gurur duyar.
Kolaylıkla gururu zedelenir.
Her an beraber çalışmaları sevebilir veya nefret edebilir.
İmgeleme bağlı oyun ve öyküleri çok sever.
Öğretmen ve arkadaşlarının alışkanlıklarına özellikle önem verir.
Hala gizemli öz dünyasında yaşamaktadır.
Tutup, tadacağı yeni şeylerle ilgilenir.
Mekanik ve hareket yetenekleri olan şeylere ilgi duyar.
Her tür oyunu , televizyonu , bilgisayarı , ailece gezmeleri ve resimli kitapları sever.
Aldatmaca oyunlarından zevk alır.
Tüm çabalarına kişiliğini katar.
3. VE 4. SINIFLARDAKİ ÇOCUKLAR
Göz;el ilişkisi gelişmiştir.
İnsanların değişik türde olduğunu sezer.
Kendine toplumda bir yer vermektedir.
Sorumluluklar almayı, düzenli olmayı ve yeni ilişkiler kurmayı öğrenmektedir.
Ayrı cinstekiler, ayrı topluluklar kurmaktadır.
Bu gruplaşmalar bazen başkaldırmalarla belirir.
Resimli dergi ve gezi öykülerinden zevk duyar.
Kendi ve yakındakilerinin evrimi ile büyümektedir.
İşi üzerinde dana fazla durabilmektedir.
Çoğu kez çevresinin gülünç yönlerini görmeye başlar.
Doğadaki bitki hayvan ve başka varlıklarıyla ilgilenir.
Spor ve çeşitli konulara karşı büyük bir eğilim belirir.
5. VE 6. SINIFLARDAKİ ÇOCUKLAR
Doğru ve yanlış kavramları üzerinde kesin bir anlayışı vardır.
Özel ilgiler üzerinde durur.
Kendi cinsine bağlı değişik çalışmalara girer.
İşlerini güzel ve tam yapmak ister; dolayısıyla ona yol gösterecek birinin yardımı gereklidir.
Okul dışı çevrede ilgilendiği şeylerle uğraşır.
Sık sık büyükleri eleştirir.
İlgi kaynağı ve çalışma yönünü daha güçleştirmektedir.
Kendine örnek aldığı bir kahraman hayranlığı içindedir.
Kendi kendini tanır ve eleştirir.
Toplu halde çalışmayı sever.
GELİŞEN ÇOCUĞUN DEVİR ŞEMASI
1.Öz anlatımın ilk belirtileri:
KARALAMA DÖNEMİ : ( 2-4 yaş arası)
2.İlk benzetme çabaları:
ŞEMATİK ÖNCESİ DÖNEM : (4-7 yaş arası)
3.Belirli bir biçimin geliştirilmesi:
ŞEMATİK DÖNEM : ( 7-9 yaş arası)
4.Gerçeğe özenti :
BAŞKALDIRMA DÖNEMİ : ( 9-11 yaş arası)
5.Gerçeği taklit :
MANTIK DÖNEMİ : ( 11-13 yaş arası)
6.Karar dönemi :
YARATICI EYLEMDE GENÇLİĞİN BUNALIMI
OKULDA BAŞARIYI YAKALAMANIN SIRLARI!
Bir süre öncesine kadar sadece birer "Üniversite öğrencisi adayı" olan, fakat zor bir imtihanın ardından "Üniversiteli" olmaya hak kazanan gençler, okuldan içeri adımlarını attıkları an daha bir çok sınavdan geçeceklerini ve üniversiteyi bitirmenin de en az kazanmak kadar zor olacağını anlamışlardır...
Çiçeği burnunda üniversitelilerin kendilerini geliştirebilmeleri ve binbir güçlükle kazandıkları üniversiteyi bitirebilmeleri için neler yapmaları gerekir dersiniz?
Kimler başarılı oluyor?
İtiraz etmeyi ve itiraz etmekle başkaldırıyı ayırt etmeyi bilen
Yaşadıklarından ders alarak teorik ve pratiği harmanlayabilen
Olaylara geniş açıdan bakarken empati sağlayabilen
Kendine güvenen ve hayata iyi hazırlanabilen
Kendini geliştirmeye hevesli olan
Ders dışında da okuyan, kültürlü
Hedefleri olan ve onları gerçekleştirmek için çabalayan
Okuluna değer veren ve aktivitelere katılan
Hocalarıyla ders dışında da fikir alışverişinde bulunan
İdeolojisini kendine saklayan, fikirlere açık olan
Güveni aptal cesaretiyle karıştırmayan
Gündemi takip eden, olaylara farklı
Yeri geldiğinde akıntının tersine gidebilen
Not tutmanın önemini bilen; fotokopilerle değil, kendi notlarıyla çalışan
İnsanlarla iyi iletişim kurabilen.
Verilenlerle yetinmeyip sürekli bilgiyi arayan
Doğru ile yanlış bilgiyi ayırt eden
Sosyal yönü güçlü olan, araştırmayı seven
Bilgisayar kullanabilen,yeniliğe açık
Yabancı dil bilen, üniversite kütüphanesini kullanan!
Kantin sohbetlerine değil, derse girmek için okula giden öğrencilerin daha kolay başarıyı yakaladıkları saptanmış....
Kimler başarısız oluyor?
Günlük çalışma planı yapmadan güne başlayan,
Derste not almak yerine akılda tutmaya çalışan,
Zor ve acil işler yerine, kolay ve önemsiz işlerle ilgilenen,
Son gece koca bir kitabı ezberleyebileceğine inanan,
Dağınık ve düzensiz bir ortamda çalışan,
Ödevlerini yaparken ayrıntılara gereğinden fazla takılan,
Sorunları çözümlemeyi erteleyen,
Dersleri keyif için sık sık eken,
Arkadaşlarının eğlence planlarına "Hayır!" demeyi başaramayan,
Bir işin başlangıç ve bitiş tarihlerini, saatlerini saptayamayan, öğrencilerin başı da genelde karne zamanı ciddi bir biçimde dertte oluyor!
Başarıyı yakalamak için…
Yalnızca okulda değil, iş hayatında da başarılı olmanız için sahip olmanız gereken en önemli meziyet yaratıcılık. Uzmanlar yaratıcılığın doğuştan kişide bulunan bir özellik olmadığını, sonradan öğrenilebileceğini söylüyorlar. Yaratıcılık aslında bir düşün-ce biçimi, tek farkı; "farklı" olması!
Peki, yaratıcılığınızı nasıl geliştirirsiniz?
Çevrenizdekilerle iletişim kurun: Değerlerinizi herkesle paylaşın. Sorunlarla karşı karşıya geldiğinizde başkalarıyla paylaşın. Çevrenizdekilerin benzer sorunlara tepkisini gözlemleyin.
Beyin fırtınası yapın: Çok okuyun, çok izleyin. Aynı soruya, başka başka değer yargıları ve kültürlerin vereceği yanıtları bulmaya çalışın. Ders çalışırken bir gününüzü arkadaşlarla yapacağınız tartışmalara ayırın; aynı konu üzerinde birbirinizin fikirlerini alın...
Fikir ve sorularınızı mutlaka not edin: Fikirler ve sorular bir anda insanın aklına gelir, daha sonra uçup giderler; siz hiç yatağından kalkıp şiir yazan şairler olduğunu duymadınız mı!
Enerjinizi artırın: Spor yapın, esprili ve neşeli olun. Sorun ne kadar ciddi olursa olsun, alaya almaya çalışın.
Bulunduğunuz ortamı rahatlatın: Bir fikir üretmek istediğiniz zaman notlardan, afişlerden hatta size konuyla ilgili çağırışım yapabilecek olan resimlerden yararlanın. Uyarıcı müzikler dinleyin.
Beyninize ve vücudunuza iyi bakın: Sigara, uyuşturucu ve içkinin
sinir sisteminiz üzerinde olumsuz etkileri olacağını unutmayın...
Yaratıcılığın 10 düşmanı
Olayları dar bir sınıra hapsetmek.
Çabuk yargılama ve sonuca gitme eğilimi, belirsizliğe tahammül edememek.
Aşırı baskı ile öz disiplini birbirine karıştırmak.
Aşırı ciddiyet. Hayal gücü, mizah, oyun ya da hobileri küçümsemek.
Bilimsellik adına sezgiyi küçümsemek.
Özgüven eksikliği, farklılığı göze alamama, sosyal uyum kaygıları ve korku.
Tek taraflı uzmanlaşma, iş ya da yaşam biçimi.
Olayları, kavramları zihinde canlandıramama, dilin yanlış kullanımı.
Farklılığa tahammül edemeyen bir aile ya da iş ortamı, sosyal ortam.
Dikkati dağıtan ya da iç karartan fiziksel ortamlar.
ÖĞRETMENLERE BİR KAÇ ÖNERİ
- Konuşmaya başlarken, sınıfı veya muhatap aldığınız öğrenciyi överek ve takdir ederek söze başlayalım.
- Öğrencilerimize sevgi ile dokunalım, zaman zaman da yanaklarına öpücükler konduralım.
- Konuşmalarımızda; tembel, işe yaramaz, ahlaksız, senden adam olmaz! Gibi olumsuzluk ifade eden kelimeleri kesinlikle kullanmayalım.
- Kendimizi sürekli olarak; aferin, daha iyi olacak, başaracaksın, gözlerin ne kadar güzel, sizinle gurur duyuyorum… gibi teşvik edici, onurlandırıcı ve güven duygusu verecek ifadeler kullanmaya zorlayalım.
- Öğrencilerimizin yanlışlarını, yüzlerine vurmadan, dolaylı yollardan anlatalım. Her insanın yanlış yapabildiğini, zaman zaman bizlerin de hatalar yaptığını çekinmeden söyleyelim. Yapılan yanlışlıkların kolayca düzeltilebilir olduğunu anlatıp, onları yüreklendirelim ve hayata karşı cesaretlendirelim.
- Doğrudan emir vermek yerine, soru yönelterek, yapması gerekeni kendisine bulduralım.
- Bırakalım çocuklar konuşsun!… Kendilerini ifade edebildikleri sürece her alanda daha çok geliştiklerini göreceğiz.
- Gördüğümüz en küçük bir gelişmede, beğenimizi içtenlikle ifade edip, övgü yağmuruna tutalım.
- Önerdiğimiz işi seve seve yapmaları için onlara sorumluluklar verelim…
- Çocuk, biz istediğimiz için değil, kendi sorumluluğunun gereği olarak iş yaptığını bilirse doğruya yönelir.
- Çocuklara iyi sıfatlar verdiğimizde, bu sıfatlara yaraşır olmaya çalıştıklarını göreceğiz
BOŞ ZAMAN EĞİTİMİ
Boş zaman, kişinin uyku,yeme,içme,zaruri ihtiyaçlarını karşılama,ders çalışma, iş saatleri, gezme, eğlenme dışında kalan, özgürce kullanabileceği, kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda kullanacağı zamandır.
Toplumun maddi unsurları hızla gelişmekte ve manevi alanların gelişmesi gecikmektedir. Aradaki boşlukta kültürel gecikmedir. Maddi yön, sanayiye gereksinim duyulan insan gücünün, okullarda yetiştirilmesini oluşturur. Manevi yönünü oluşturan boş zaman eğitimi de okullarda gecikmektedir.
EĞİTİM : Bireyin yaşadığı toplumda, yeteneğini,tutumlarını, olumlu yöndeki değerlerini değiştirme sürecidir. Eğitimin amacı uzaktır. Birçok ögesinde zorunluluk vardır.
Boş zamanlarda gönüllülük esastır, bireysellik önemlidir. Okuldan sonra katılacağı bir araçtır. Beceriler, anlama ve değerlendirme eğitimin programını temsil eder. Boş zaman ise kullanma aracı olarak temsil eder.
Boş zaman eğitimi, bireyin boş zamanını akıllı bir şekilde değerlendirilmesi eğitimidir. Bireyin boş zamanını akıllı bir biçimde değerlendirmesi, estetik ve ahlaksal değerlerin kendisine mal edilmesinde, kendini yaratıcı olarak ifade edebileceği etken, fikir edinmesine yardımcı olan bir eğitimdir. Kültürün aktarılması ve geliştirilmesi yönünden boş zamanları değerlendirmenin de büyük rolü vardır.
AMACI : Toplumsal ve kişisel refah bakımından, boş zamanları kişisel gelişme ve toplumsal düzeni geliştirme olarak kullanılması, boş zaman eğitimidir. İyi bir yaşama hazırlama ve kişiliğini geliştirme açısından yararlı bir fırsattır.
Boş zamanın, özel bir eylemle değerlendirilmesi bireyin; ilgi, yaş, cinsiyet eğitimi, öğrenim, kültürel ve toplumsal durumuna bağlıdır.
Boş zamanın yararsız olarak kullanılması sağlığın bozulmasına , aile yaşamının aksamasına, mesleksel etkinliğin azalmasına, yurttaşlık bilincinin tahribine yol açar.
Boş Zaman Eğitiminin Genel Amaçları:
1. Bireylere temel bilgi edindirmek
2. Kişiliğin geliştirilmesi
3. Meslek, Toplumsal yaşam gibi hayat durumlarına hazırlama
Boş zaman eğitimi, kişisel yaşamların zenginleştirilmesi, ilgilerin yaratılması, becerilerin geliştirilmesi ve yaşam felsefesini de içine alır. Birey, doyum sağlamalı ve kişisel gelişmelerine katkıda bulunmalıdır.
AİLENİN ROLÜ : Raslantısal ve dağınık olarak aileye öğretir. Boş zaman eylemleri daha çok ailenin maddi durumuna bağlıdır. Bu eylemlere katılması ana-baba otoritesiyle olmaktadır. Kentsel alanlarda birey bu faaliyetlerini daha özgürce seçebilmektedir.
Okullarda Boş Zaman Eğitimi :
1. Okullar bireyi hayatı kazanması ve hayatta yaşamaya da hazırlar.
2. Boş zaman ilgilerini uyandırmak, motive etmek. Bu konuda tutum ve değer geliştirir.
3. Bazı beceriler vücut geliştirir. Hareketlilik ve motor koordinasyonunu sağlar. Çeşitli oyunlar , atletizm , sporlar ve halk oyunları gibi. Koşma ,okçuluk,tenis,voleybol,basket v.b. okulların vereceği kimi beceriler bireyin güvenliğine, hayatta kalmasına katkıda bulunarak zevk verir ve doyum sağlar. Mesela yüzme gibi.
Kimileri ise ellerin yaratıcı olarak kullanılmasını sağlar. Resim, heykel, ağaç işleri gibi.
Kimileri bireye etkin haberleşmeyi sağlar. Edebiyat, yazma, okuma gibi.
4. Boş zaman değerlendirme olanak ve hizmetleri sağlamak
5. Fiziksel kaynaklarını boş zamanların değerlendirilebilmesi için geliştirmek ve yararlanmak. Bireyi boş zaman önderliği için hazırlamak.
6. Diğer toplum kurumları ile sorumluluklar, ilgiler, kaynaklar, yönünden işbirliğine gitmek.
BOŞ ZAMAN EĞİTİMİ İÇİN İZLENEBİLECEK YOLLAR
a ) Resmi müfredat programlarına bazı dallar alınabilir. Fiziksel eğitim, lisan, grafik sanatlar, toplumsal incelemeler, el sanatları, ev işi…
Değişik ülkelerin boş zaman eğitimine yaklaşımlarıda kumar, alkol, suçluluk, uyuşturucu madde alışkanlığı gibi toplumsal sorunların işlenmesi biçimidir.
b ) İnformal eğitim biçiminde : Okul saati ve sınıf çalışmaları dışında gerçekleştirilir. Uçuş, kayak eğitimi, dalgıçlık v.b. gibi…
c ) xxx merkezli boş zamanları değerlendirme merkezleri : Okul, tüm topluluğun gereksinimini sağlayan bir merkezdir. Programlar her yaşa ve cinse göre hizmet verecek şekilde hazırlanır. Günün her saatinde hizmete açıktır.
Topluluk merkezli okul tipi, çocuğu yönelmiştir. Onun kendini ifade etmesine yardımcı olur. İlgilerden yararlanılması, program planlama ve bireysel özgürlük esastır.
d ) Diğer kurumlar tarafından sağlanan topluluk boş zaman değerlendirme olanaklarını yerine getirmek. Okullar programı hazırlar, sorumluluk belediyeye aittir.
e ) Okullar personeli hazırlar, önderleri yetiştirirler, önderlik gelişmiş ülkelerde bir meslek haline gelmiştir. Üniversite düzeyinde bir eğitim görmektedir. Çocuklar, gençler ve yetişkinler için başka başka önder yetiştiriler.
• Okulların tüm topluluk kaynaklarını harekete geçirmesi, koordine etmesi, kurumlarla planlama bakımından işbirliğine gitmesi, konularda araştırma yapması üstünde durulur. Ve okullar boş zaman hizmetine uygun şekilde inşa edilir.
• Okullardan başka dinsel kurumların, devletin, gönüllü kuruluşların, sosyal refah gruplarının rolleri de vardır.
• Eğitimimizin amaçlarında okullarımıza sorumluluklar yüklenmiştir. Müfredat verilmediği için amaç gerçekleşmemiştir. Okullarımızdaki eğitsel kol eylemleri de yetersiz kalmaktadır. Eğitsel kolların çoğu okul saatleri dışına çıkamamaktadır. Ayrı ders saati olarak koyulmamıştır. Bunları gerçekleştirecek olanaklar hazırlanmamıştır.
• Okul saati dışında bunları yönetecek ve eğitecek önderler yoktur. Okullarımızda yer alabilecek olan beden eğitimi, resim, müzik, el işleri gibi alanlar ya yoktur ya da haftada iki saatle sınırlı olarak yer almaktadır. Sayının çok olması, faaliyete alınacak öğrenci sayısının sınırlı olması nedeniyle tüm istekli öğrencilerin hepsi bu faaliyete katılamamaktadır.
• Eğitsel kollar için belli bir saat ayrılmamıştır. Çoğu da sürekli bir çalışma sürdürmemektedir.
• Ağaçlandırma kolu da kurulabilir.
• Spor temsil, resim, folklor kolunun çalışmaları okul saati dışında yapılmaktadır.
• Eğitsel kolların çoğu yönetmelik gereğince kurulup, çalışmalar göstermelik yapılmaktadır.
• Boş zaman eğitimi, yetişkinler içinde ele alınmalıdır. Okuma yazma ve teknik dersler buna örnek olabilir. Bu kurslarda daha çok bir mesleğin öğretilmesine yöneliktir.
• Gelişmiş ülkelerde gece okulları, mektupla öğretim, vatandaşlık öğretimi, ana baba eğitimi, ilk ve orta öğretim kursları, üniversite kurslarıdır. Ayrıca edebiyat, sanat değerlendirme, resim, heykeltıraş, müzik,dans, dikiş, fotoğrafçılık gibi yetişkinler için eğitim programı da vardır. Birde işletme ve aktüel konuları içeren programlar vardır. Diploma alınırsa yetişkinler eğitimi olur.
Bazı programlar öğrenciler tarafından programlanıp yürütülür. Kimileri fakülte ve yönetimsel üyelerle işbirliği yapılır. Dernekler , kulüpler, dinsel kuruluşlar, öğrenci birlikleri bu çalışmalarda etkin rol oynarlar.
ÜLKEMİZDEKİ BOŞ ZAMAN EYLEMLERİ : Erkeklerin çaba sarfetmeyen, yapıcı, yaratıcı olmayan, seyretme, amaçsız dolaşma, dinlenme gibi özellikler taşır. Boş zaman eğitimi bireyleri yapıcı, etkin eylemlere yöneltir.
• Boş zaman faaliyetleri örgütlenmemiştir. Gerek gönüllü, gerekse resmi örgütlerin kurulmasını amaçlar.
• Kadın erkek ayrımı,boş zamanları değerlendirme alanlarında daha çok ortaya çıkar.
• Giderek çalışma saatleri kısalmakta, boş zaman artmaktadır. Okullar bu konuda merkez olarak değerlendirilmelidir.
• Gruplara sunulacak eylemler programlanmalıdır.
• Maliyet planlanmalıdır.
• Gönüllü kuruluşların desteği sağlanmalıdır.
• Öğretmenler, yetenekleri yönünde boş zaman önderleri kursuna alınmalıdır.
• Okul merkezli faaliyete tüm okul personeli katılmalıdır.
• Kamu kuruluşlarının, meslek birliklerinin, sendikaların, dinsel kuruluşların desteği sağlanmalıdır.
BOŞ ZAMAN EYLEMLERİNİN TİPOLOJİLERİ :
Yaratıcı Katılım : Model yapma, beste yapma,yazma, yaratma.
Üretken Katılım : Modelin kopye edilmesi ( Görevini yapar, basket oynar, şarkı söyler, çalar)
Duygusal Katılım : beğenen Kişi ( Dinler, resim sergisini gezer… )
Edilgen Katılım : Can sıkıntısı, çare, seyirlik, incitme veya zarar verme. Aşırılıklar, suç,suçluluk, zamanı öldürme, gerçeklerden uzaklaşma.
Eylemlerin Gruplanması :
Fiziksel : yürüyüş, seyahat,spor.
Sanatsal : Güzel sanatların çeşitli dallarıyla ilgilenme.
Pratik işler : El sanatları, el işleri.
Entelektüel : Okuma
Toplumsal : Eğlence, ziyaret.
Boş zamanlarını katılımcı olarak değerlendiren öğrenci sağlıklı, dinç, sağlam bir kişilik geliştirmektedir.
Bütünleşmeyi sağlar, farklı yörelerin folklorunu öğrenen birey o yörelerin kültürünü paylaşır, benimser, sever, yaygınlaşması da bütünleşmeyi sağlar.
Kiliseler boş zaman eğitimini üstlenmişlerdir. Etkin kişileri bu yolla kiliseye çekerek kilise yaşamına daha geniş ölçüde katılımı sağlamaktadırlar. Gençlere ve topluluk üyelerine özel programlar hazırlarlar. Amaç dinsel yaşama yeni üyeler çekmektir. Kamp, konferans, piknik vs.
Modern kiliselerin boş zaman değerlendirme odaları,spor salonları, müzik şenlikleri, sanat galerileri eleştirilmektedir.
İslam dininde gençlere dinsel eğitim sağlamaları, dinsel musikinin geliştirilmesi, hattatlık, mimari süsleme yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi yönünden katkısı olmuştur.
Kızılay, yaz kampları açarak, müzik,folklor, resim, elişi çalışmalarını ve yeni arkadaş edinimleri sağlamaktadır.
Sınıfta yapılması gereken eğitim sınıfta, doğada yapılması gereken de doğada yapılmalıdır. Bu tür eğitimin yapılmadığı durumlarda insanın eğitiminde doldurulamayacak bir boşluk kalır. Okul yaşamının yanında mutlaka her gencin bir kamp yaşamı olmalıdır. Fransa iki aylık yaz kampı ve eğitimini öngörmüştür.
Semtlerde bu faaliyetler için çalışma alanları oluşturulmalıdır. Dil ve edebiyat, güzel sanatlar, müzik, resim, süsleme sanatları, konserler, folklor, sergiler açar,fotoğrafçılığa teşvik eder, sporun her dalını yayar, yarışlar düzenlemek, temsiller hazırlamak, yayında bulunmak, yardımlarda bulunmak, gezici doktorlar getirmek, kitaplık açmak çalışma amaçları arasında olabilir.
Okullardaki ilgiler saptanmalı, çok kişinin katılabileceği atletizm, yüzme, güreş, dalgıçlık gibi sporların gelişmesine katkıda bulunmalıdır.
Okul dışı gençlere de hitap edilmelidir.
Yaz kampları düzenlenmelidir.
Ana ve babalar kısa süreli kurslarla eğitilmelidirler.
Sınıfı İyi Yönetmenin Bazı İpuçları
1. Öğrencilerin isimlerini enkısa zamanda öğrenerek her fırsatta öğrencilere isimleriyle hitap etmeli.Öğrenciler çok etkilenip kendilerine değer verildiğini anlayacak ve kalbe köprüler ilk günlerden kurulacak. Bunun için ilk günler için isim kartları yapılabileceği gibi hafızayı zorlayarak bu konuda kafayı yormak ve ezberlemek için evde gayret göstermek daha etkili bir çözüm olabilir.
2. Zil çalar çalmaz sınıfa girip, zamanında hemen zil çalmadan dersi bırakmak öğrencilerde her zaman olumlu izlenim bırakacaktır.Ders zili çaldıktan sonraki her saniyede öğrencinin dikkati dağılacak ve sıkılacaktır.Ders planı yaparken bu konuya özellikle dikkat etmek gerekir.Planda yazdıklarınız bitmese bile zil’e sadık kalmak öğrencinin dinlenme vaktine saygı göstermek demektir.Öğretmen masasına koyacağınız bir saatle zaman kontrolünü yapabilirsiniz.
3. Öğretmen hem sıkı disiplinli hem de cana yakın ve arkadaşca olabilir.Öğrenciler, sınıfta istediğimizi yapabileceğimiz bir öğretmen olsun yerine sınıfı disiplinde tutacak dersin kaynamasını engelleyecek ve bize öğrenmeyi öğretecek bir hoca isterler.
4. Çocuklarınızın sağlıklarıyla yakından ilgilenin.Özellikle Göz bozuklukları sık rastlanan ve bazı aileler tarafından ihmal edilen en önemli sağlık problemlerinden biridir.Velilerle irtibata geçip problem halledilmeli.Ergenlik çağı komplikasyonları,nasıl iyi atlatılabilir konusunda bilgilenmeli.
5. Sınıf Kurallarını öğrencilerle beraber belirleyin ve uygun bir yere asın.Okulun kendine ait kuralları yanında size göre sınıfın yönetilmesinde faydalı olabileceğini düşündüklerinizi maddeleştirip(öğrencilerle istişare ederek)asılabilir. Okul kuralları ve sınıf kuralları ilk günler anlatılmalıdır
6. Genel bakmak yerine Özel bakmak bazen öğrencilerle kopan bağları tamir edebilir.Yani konu anlatırken spesifik öğrencilerle göz göze gelmek.
7. Bazı çiçekleri övgüyle büyütebilirsiniz. Bazıları övülmekten çok hoşlanırlar..Ağzımız yorulana kadar öğrencilerin her yaptıklarını fırsat bilip övmek ,çalışmalarını birkaç kat arttırabilecektir.Özellikle ilk sınıflarda..
8. Sınıf içinde bağlantıyı kesmemeye dikkat etmeli.Dikkatinizi çekmiştir, sınıf devamlı kendilerine bir şeyler söylenmesini ister, bu sınıfa bağlı olmaktır. Konuşmayı kestiğinizde ,yanlış sorunun nerede yanlış olduğunu araştırmaya başladığınızda vs. sınıfta gürültü başlayacaktır .Kısacası siz konuşmayı kesersiniz, sınıf konuşmaya başlar .Bu anormal bir durum değildir onun için gürültü yaptıklarında çocuklara kızmak doğru değildir.Bir yolunu bulup tekrar bağlantı kurulmalı.
Basarının Yolu Sevgiden Geçer
International Hospital Istanbul’da görev yapan Psikolog Ferahim Yesilyurt, çocugun iyi bir egitim ve ögretim görebilmesi için anne babalarin neler yapabilecegini anlatti.
ILK ADIM: SAGLIKLI AILE IÇI ILISKILER
Çocugun okul basarisinda zeka ve yetenek önemli rol oynar. Elbette ki yeterli zeka potansiyeline sahip olmayan bir çocugun basarili olabilmesi çok güç olacaktir. Fakat yeterli zeka potansiyeline ve yeteneklere sahip olan bir çok çocuk okulda basarili olamamaktadir. Bu konuda farkli bir faktör ortaya çikiyor: Aile iliskileri.
Çocuk ögrenme ve basarma istegini önce aile ortaminda edinir. Anne ve babasindan gördügü sevgi, ilgi ve uyarilma sonucu dogal ögrenme dürtüsü artar. Ebeveynleri ile iyi iliskiler içinde olan çocuk, onlar gibi bilgili , güçlü ve becerikli olmaya özenir. Baska bir deyisle çocuk onlari model alir. Sorulari yanitlanan, meraki doyurulan çocuk daha çok ögrenme istegi duyar. Tersine ilgi ve destekten yoksun, sorulari geçistirilen çocukta ögrenme istegi körelir.
ÇOCUGUNUZ IÇIN PRATIK BASARI SAGLAMA METOTLARI
Çocugunuz , onun basarili olacagina olan inancinizi bilmelidir.
Eger siz çocugunuzun basarili olamayacagini düsünüyorsaniz çocugunuz da hemen bu fikre kapilabilir, ve basarisizliga ugrayabilir.
Çocugunuzu övün.
Eger çocugunuzun basarili olmasini istiyorsaniz ona sürekli olumlu mesajlar vermelisiniz. Sen bunu yapamazsin, sen beceremezsin, aklin ermez gibi olumsuz mesajlar yerine sen bu isi yapabilirsin, bunu anlayabilirsin, bu isin üstesinden gelebilirsin mesajlari vermeyi deneyin.
Çocugunuzun ögretmeniyle iyi bir iliski kurun.
Anne, baba, çocuk üçgeni, okul ortamiyla birlikte büyüyecek ve bu üçgene bir baska kisi daha katilacaktir. Bu bakimdan ögretmen önemli konuma sahiptir. Ögretmen ile gelistirilecek sicak iliskiler ve samimi bir bag çocugun basarisini arttiracaktir.
Okul aile birligi toplantilarini kaçirmayin.
Bu tür toplantilar aile ile ögretmenlerin rahatça konusabilecekleri ve çocuk hakkinda görüsebilecekleri uygun ortamdir. Bu toplantilari kaçirmamaya özen gösterin.
“Ögretmenine söylerim seni döver” gibi ifadelerden kaçinin.
Ögretmenle ilgili olumsuz degerlendirmeleri çocugun yaninda yapmayin.
Sorulara cevap verin.
Çocuklar bitmek bilmeyen bir soru hazinesine sahiptirler. Sürekli soru üretirler. Iste bu
sorularin cevap bulmasi da çocugunuzun ögrenmeye karsi ilgisini artiracaktir.
Çocugun yaninda yüksek sesle kavga etmekten kaçinin.
Yaninda kavga edilmeyen ve huzurlu bir çocugun tüm dikkatini ögrenmeye yogunlastirmasi kolaylasacaktir. Aksi durumda çocuk derse ve ögrenmeye karsi bir ilgisizlik yasayacaktir. Çocugun kafasi, aile içi ana-baba problemleriyle doluyken ögrenmeyi düsünmesi beklenemez.
Kaygilarinizi azaltmaya çalisin.
Kaygi bulasici bir duygudur ve anne babadan çocuga geçebilir. Sizin okul ve ögretmene yönelik kaygilariniz çocugunuz tarafindan algilanir ve basarisini olumsuz yönde etkileyebilir.
Beklentileriniz gerçekçi olsun.
Ebeveynlerin çocuklari ile ilgili, çocugun kapasitesinin üstünde basari beklentisinde bulunmalari çocugun kaygisini arttirmaktadir
Basarının Yolu Sevgiden Geçer
International Hospital Istanbul’da görev yapan Psikolog Ferahim Yesilyurt, çocugun iyi bir egitim ve ögretim görebilmesi için anne babalarin neler yapabilecegini anlatti.
ILK ADIM: SAGLIKLI AILE IÇI ILISKILER
Çocugun okul basarisinda zeka ve yetenek önemli rol oynar. Elbette ki yeterli zeka potansiyeline sahip olmayan bir çocugun basarili olabilmesi çok güç olacaktir. Fakat yeterli zeka potansiyeline ve yeteneklere sahip olan bir çok çocuk okulda basarili olamamaktadir. Bu konuda farkli bir faktör ortaya çikiyor: Aile iliskileri.
Çocuk ögrenme ve basarma istegini önce aile ortaminda edinir. Anne ve babasindan gördügü sevgi, ilgi ve uyarilma sonucu dogal ögrenme dürtüsü artar. Ebeveynleri ile iyi iliskiler içinde olan çocuk, onlar gibi bilgili , güçlü ve becerikli olmaya özenir. Baska bir deyisle çocuk onlari model alir. Sorulari yanitlanan, meraki doyurulan çocuk daha çok ögrenme istegi duyar. Tersine ilgi ve destekten yoksun, sorulari geçistirilen çocukta ögrenme istegi körelir.
ÇOCUGUNUZ IÇIN PRATIK BASARI SAGLAMA METOTLARI
Çocugunuz , onun basarili olacagina olan inancinizi bilmelidir.
Eger siz çocugunuzun basarili olamayacagini düsünüyorsaniz çocugunuz da hemen bu fikre kapilabilir, ve basarisizliga ugrayabilir.
Çocugunuzu övün.
Eger çocugunuzun basarili olmasini istiyorsaniz ona sürekli olumlu mesajlar vermelisiniz. Sen bunu yapamazsin, sen beceremezsin, aklin ermez gibi olumsuz mesajlar yerine sen bu isi yapabilirsin, bunu anlayabilirsin, bu isin üstesinden gelebilirsin mesajlari vermeyi deneyin.
Çocugunuzun ögretmeniyle iyi bir iliski kurun.
Anne, baba, çocuk üçgeni, okul ortamiyla birlikte büyüyecek ve bu üçgene bir baska kisi daha katilacaktir. Bu bakimdan ögretmen önemli konuma sahiptir. Ögretmen ile gelistirilecek sicak iliskiler ve samimi bir bag çocugun basarisini arttiracaktir.
Okul aile birligi toplantilarini kaçirmayin.
Bu tür toplantilar aile ile ögretmenlerin rahatça konusabilecekleri ve çocuk hakkinda görüsebilecekleri uygun ortamdir. Bu toplantilari kaçirmamaya özen gösterin.
“Ögretmenine söylerim seni döver” gibi ifadelerden kaçinin.
Ögretmenle ilgili olumsuz degerlendirmeleri çocugun yaninda yapmayin.
Sorulara cevap verin.
Çocuklar bitmek bilmeyen bir soru hazinesine sahiptirler. Sürekli soru üretirler. Iste bu
sorularin cevap bulmasi da çocugunuzun ögrenmeye karsi ilgisini artiracaktir.
Çocugun yaninda yüksek sesle kavga etmekten kaçinin.
Yaninda kavga edilmeyen ve huzurlu bir çocugun tüm dikkatini ögrenmeye yogunlastirmasi kolaylasacaktir. Aksi durumda çocuk derse ve ögrenmeye karsi bir ilgisizlik yasayacaktir. Çocugun kafasi, aile içi ana-baba problemleriyle doluyken ögrenmeyi düsünmesi beklenemez.
Kaygilarinizi azaltmaya çalisin.
Kaygi bulasici bir duygudur ve anne babadan çocuga geçebilir. Sizin okul ve ögretmene yönelik kaygilariniz çocugunuz tarafindan algilanir ve basarisini olumsuz yönde etkileyebilir.
Beklentileriniz gerçekçi olsun.
Ebeveynlerin çocuklari ile ilgili, çocugun kapasitesinin üstünde basari beklentisinde bulunmalari çocugun kaygisini arttırmaktadır.
|